3 Ekim 2009 Cumartesi

İHANET

Şimdi soluk, yorgun ve güçlü atlar gibi
Otlanmalarına izin verilmeyen yemyeşil, uçsuz çayırlarda
Koşuşturmakta ıssız, saklı, mor dağlara doğru
Sırtlarından vurulmuş anılarımız,
Şimdi soğuk, kalın, umutsuz ve yorgun karların
Oluşturdukları çığlar gibi
Kaymakta acılı gözlerimizden, göz yaşlarımız.
O ellerimiz ki ne kitaplar tuttu
Fizikten felsefeye kadar
O ellerimiz ki ne eller tuttu
Ölülerimizin ellerinden dirilerimizin ellerine kadar
O ellerimiz ki havada ne tokatlar tuttu inecek yüze
An oldu başkalarının, an oldu kendimizin
O ellerimiz ki ne yıllar taşıdı
Taşlar gibi ağır, ve sanılır ki hiç bitmez,
Ama o ellerimiz ki hiç hak etmedi, hoşçakal denilmeyi
O ellerimiz ki gözlerimizi silmeyi hiç bitiremedi,
Kanlı, dinç, güçlü ve avcı atları taşımakta ihanetin, şimdi
Eğerlerine iplerle bağlı,
Aldatılmış, içten sevmelerimizi
Anılarımızın ardı sıra.

Necdet Gürçiftçi
2009-eylül
Uyarı: şiir bana aittir.